![]() |
Broscker ve Enteresan Dünyası |
![]() |
![]() | |||
Demokratik Açılım Sürecini EngellemekTarih: 21:43 on 7/12/2009
Son günlerde moda olandır. Birilerinin başbakanı, Dtp'liler, tatlı
su demokratları, liboş takımı el ele tutuşmuş halay çekiyorlar ve
ağızlarında bu türkü... " özellikle muhalefet partileri ve bazı
ulusalcılar devamlı olarak demokratik açılım sürecini baltalamaya,
engellemeye çalışıyorlar... Ayıp! "
Yorum (0) | Yorum yaz! | Bağlantı
| Etiketler : siyaset,demokrasi,özgürlük,akp
Bu ülke 20 küsür yıldır hiç terörle uğraşmamış, " özgürlük mücadelesi veriyoruz. " diye dağan çıkan ve gencecik çocukları da yanlarında köpek olarak yetiştiren çakallar sürüsü rüyaymış, pkk ve dtp terörü, etnik bölücülüğü değil de kürt halkını temsil ediyormuş, amerika'nın doğu anadolu ve Irak petrollerini ele geçirmek için pkk'yı kullanmış olması hikayeymiş... Hepsini biz uydurmuşuz efendim. Bizim Türk devleti var ya o Türk devleti! Doğu illerimize hiç yatırım yapılmıyorsa, bir tane kürt iş adamı orospu çocukluğu etmeyi bırakıp oradaki halka hizmet olsun, devletine hizmet olsun diye yatırım yapmak istememişse kabahatlisidir. Devlet engel olmuş, " çocuklarınızı okutmayın, bilimden, felsefeden, dünya işlerinden uzak kalsın, sinemaya gitmesin, tiyatroya yolu düşmesin sakın! " diye tehdit etmiştir. O yüzden kültür merkezlerinden, sinemalardan, tiyatrolardan uzak kalmıştır. Durum bundan ibarettir bu engelleri aşıp gelen adamların aklında. Zaten bu muhalefet, yakınları ölenler, " ülkeyi bölüyorsunuz, yapmayın! " diye bağıranların alayı kabahatlı geçmişten ve hala uslanmıyor haylazlar! işte böyle salakça bir duruma geldi iş... Birilerinin başbakanı, Dtp'liler, tatlı su demokratları, liboş takımının " Nasıl engel olunuyor? " sorusuna cevapları hep aynı! Hatta sefillikten g.tünde 10 yıllık don gezdiren iktidar yalakaları ve teröristin fanları da süreci engelleyenleri mızıkçılıkla suçluyorlar. Yazık onlara... Ceplerindeki T.C. kimliğini unutmuşlar, geçmişi unutmuşlar, kendilerini unutmuşlar... AB yolunda hep beraber aynı yatakta yatıyorlar, kimisi uyuyor, kimisi uyuyor numarası yapıyor, kim tecavüze uğramış, kim bakire belli değil. Gel de bunlara güven, destek ver. Dağdan İnen Pkk'lılar!Tarih: 10:29 on 21/10/2009
Türk medyasının ne kadar orospuca iş yaptığının yeni bir kanıtıdır. Sanki bir filmimiz Oscar almış 7 - 8 dalda da, o filmin oyuncuları ödül töreninden dönüyorlar. Böyle işliyor bizim haber merkezleri konuyu. Etkin pişmanlık yasasından herhangi bir terör faaliyetine karışmadığı, örgütsel eylemin içinde bulunmadığı anlaşıldıktan, " pişmanım " dedikten sonra yararlandırılacak olan bir avuç insan müsveddesi Habur Sınır Kapısı'nda büyük bir coşkuyla karşılanıyor.
Yorum (1) | Yorum yaz! | Bağlantı
| Etiketler : siyaset, pkk, akp, demokrasi
" Grup Kuzey Irak'a geçti, Grup Habur sınır kapısına yaklaştı, Grup Teslim Oldu, Grup Sorgulanacak, Serbest bırakılırlarsa Diyarbakır'da kutlamalara katılacaklar. " gibisinden manşetler atılıyor. Heyecan üstüne heyecan. Halka öyle bir anlatılıyor ki " lan! yazık lan... perişan olmuş elemanlar dağda... suça da karışmadıysa topluma karışsınlar yav! " diyecek konuma geldiler bazıları. Ama o gelen gruptaki insan müsveddeleri daha ilk dakikadan golü atıyorlar. Ayrı ayrı mektuplar, " Pişman olduğumuz için değil, öcalan istediği için teslim oluyoruz, öcalan dediği için teslim olduğumuz yönünde ifade vereceğiz. " şeklinde mesajlar... Yani " sonuna kadar kanlı örgütün savunucusuyuz. " mesajı sınırı geçer geçmez veriliyor. üstüne üstelik bu grup Ankara'ya, TBMM'ye gidecekler, isteklerini iletecekler. Birilerinin başbakanı ve etrafındakiler ne yapıyor? MGK toplantısına hazırlanıyor. çok önemli bir toplantı. Malum dağdan özel misafirleri var. MGK'da özel yemek menüleri, 30 pare top atış töreni felan gibi organizasyonları da gündeme getirmek lazım. Adamların gündemi bayağı karıştı. O değilde, Koskoca ülke... Yıllardır verilen karşılıklı canlar... Kanla beslenen ve kanla ülke yaratacağını sanan katiller örgütü... şimdi başkent yolunda. üstelik coşkulu kalabalığın, özverili medyanın ve siyaset adamcıklarının verdiği gazla... Durmak yok, yola devam! 7 Yılda 7 Kere Öldürülen TürkiyeTarih: 21:06 on 14/5/2009
7 Yılda 7 Kere Öldürülen Türkiye Başlığı gören soruyordur: " Kim canına kıydı bu ülkenin? " Ama boşuna soruyor. Çünkü faili belli bu ölümün ve ben de yazmayacağım bu faili. " Peki ne yazacaksın? " diye sorulacaksa ona cevabım var elbette. Nasıl 7 kere öldürüldüğünü açıklayacağım. Zaten başka da bir şey beklenmesin. Aslında 7 kere öldürüldüğü duyulunca yeniden canlanabildiğini düşünerek 9 canlı ülke olduğu sonucuna ulaşılabilir. Fakat 7 kez öldürülen ülkenin 8. kez öldürülmesi büyük bir riski doğurur. Dolayısıyla olaya o açıdan bakıp benim canımı sıkmayın! Kedilere mahsustur o. Son 7 yılda ülke öldürülmüştür 7 kere! Daha fazla kere öldürülmüştür. Ama ben size en canımı yakan 7 sinden bahs edeceğim. Çünkü o 7 li benim için çok can yakıcıdır. Öylesine can yakıcıdır ki ülkenin gidişatının bugün çıkmaza girmesine sebebiyet veren katliamlardır. Birincisi; Türbanlı öğrencilerin üniversitelerdeki eğitim hakkı ve çıkarılması planlanan yasaların reddi. Yasayı çıkarmak isteyen zihniyetin toplumu kamplaştırarak şeriat üniformasının kamusal alana montelenmesine yönelik çalışmaları kendi aleyhine sonuçlanmıştır. Fakat bu sonuç aslında hem türbanlı öğrencilere hem de gençliğin birbirine bakış açısına darbe vurmuştur. Türbanlı öğrenciler kılık kıyafet devriminin öneminden çok daha uzaklaşmış, üniversitelerde bir sığıntı olduğunu, özgürlüklerinin engellendiğini düşünmeye başlamıştır. Bununla da kalmamış gençlik türbanlı olan arkadaşlarına yasa çıkarma dönemindeki eylemlerinden ötürü düşman gözüyle bakmaya başlamış ve ülke üzerinde açtığı o büyük yarayla vurup öldürmüştür. İkincisi; Özelleştirme yoluyla ülke topraklarının, kurumlarının yabancılara peşkeş çekilmesi ve bir çok insanın özelleştirmeler nedeniyle işsiz kalıp aileleri ile mağdur edilmesidir. Kimlerin hesapları için startının verildiği bilinmeyen bu özelleştirmeler ve yakıştırılan " Ülkeyi pazarlıyoruz, para geliyor. " hesabı maddi değerinin yanında önemli bir menfaat değeri olan kurumların, toprakların satılmasıyla ülke acımasızca öldürülmüştür. Üçüncüsü; Demokrasi ve özgürlükler engellenemez naaraları atarken bir yandan da demokrasi ve özgürlük kelimelerinin anlamlarının değiştirilmesidir. Demokrasi diyerek insan haklarının en ihlalci yönetim biçimi, diktatörlük gün yüzüne çıkmış ve insanlar korkutulmuştur. Özgürlük ise tamamıyla haksızlıklara göm yumanlara devredilmiş, insanlar susmaya terk edilmiştir. Ülke yine öldürülmüştür. Dördüncüsü; Türk Silahlı Kuvvetlerinin ülke düşmanı olarak gösterilmesi ve askerlik görevinin boşu boşuna olduğu kanaatinin topluma yayılmasıdır. Bu da türban meselesi ve bunun yanlış olduğunun TSK tarafından e - muhtıra adlı bildiri ile dile getirilmesinden sonra kişisel hak ve özgürlüklere karşı çıkan bir siyasi kurum haline dönüştürülmesi, dini duyguları ağır basanların veya din istismarcılarının can damarı olan konu üzerinden yıpratılması ile olmuştur en başta. Ülke askeri kanadından yine vurulup öldürülmüştür. Beşincisi; Irak topraklarının bütünlüğü ve Kürt sorunu üzerinde yapılan büyük yanlışlar ve terör örgütünün manevra alanındaki genişliğinin devletçe izlenilmesi olmuştur. 7 yılda bir çok asker şehit olmuş, bir çok ailenin canı yanmıştır. Evlatlarını vatanına bağışlayan ailelerin sayısı çoğalmış ve kontrol edilemeyen milliyetçi duygular insanları birbirine düşman gibi bakmaya yöneltmiştir. Dolayısıyla ülke komşu ülke ile ilişkilerinde ve içeride kendi vatandaşlarının farklı görüşler ile ilişkilerinin iyileştirilmesinde başarısız olmuştur. Ülke ayrımcılık damarından, menfaatine olan duygularından vurularak bir kere daha öldürülmüştür. Altıncısı; Ülkenin aydınları, yazarları, Cumhuriyetine sahip çıkan insanları teker teker ani baskınlarla evlerinden alınıp ceza evlerine demokrasiden ve insan haklarından yoksun koşullarda hapsedilmiştir. Toplumda korku ayyuka çıkarılmış, sözde temiz eller operasyonu çerçevesinde insanlar bir hiçe inandırılmış, bugüne kadar ülke için önemli işler yapmış olan kişiler insanların gözünde ülke düşmanı konumuna getirilmiştir. İnsanların özel hayatlarına müdahale edilmiştir. Telaş ve gelecek kaygısı iyice kuvvetlendirilmiştir. Yani ülke bu seferde ayaklarından vurulmuş, ölmesine göz yumulmuştur. Yedincisi ve benim en çok üzüldüğüm ise işsizliktir ve ekonomik krize rağmen hala istikrardan bahsedilmesidir. O kadar saçma bir durumdur ki yaratılan " Biz iyiyiz, sıyırdı geçti. " havasına kapılan halk içinde bulunduğu durumun sorumlusunun devletin yönetiminde olmadığını ve dış ülkelerdeki yaşanan krizin bulaşığını yaşadığını düşünmektedir. Medyada bunun ne kadar yanlış olduğu söylense dahi insanlar yandaş gruplarca tekrar etki altına alınmıştır. İşsizliğin ve sefaletin içinden çıkamayan bir ülke konumuna gelinmiştir. Gençlik geleceğinden artık ümit etmemektedir. Dolayısıyla ülke bu sefer de kalbinden vurulmuştur ki bu onun en acı ölümü olmuştur. Anlattım, okudunuz! Hepiniz de biliyorsunuz zaten bunları ve faillerini... İnanıyorum bu ölümlerin acısını çekerken dirayetinimizi kaybetmeyiz. Eğer kaybedersek, acımız dindiğinde kalkıp yolumuza devam etmezsek artık yeniden dirilme şansımız olmayacaktır. Ülke dış güçlerin ellerinde yok olup gidecek, Ulu Önderin emanetine hıyanetten vicdanlar büyük yara alacaktır. Saygılarımla... Biz Yaptık!Tarih: 21:29 on 28/12/2008
Ülkemiz son zamanın sosyal, ekonomik ve en önemlisi de siyasi faaliyetlerinin altında ezilmiş, çıkmaza girmiştir. Bunu en başta biz vatandaşlar ve siyaset adamları beceriyor. Çünkü son yıllara ne şekilde montelendiği sonraki yıllarda anlamlandırılamayacak olaylar yaşattık. Ülkemizin stratejik çıkarlarını, topraklarını ve en önemlisi insanlarını sattırdık, sattılar. Atatürk ve onun kurduğu Cumhuriyetten rahatsız olanlara prim verdik, "Adam Olduk." ayağına tahtlarda ahkam kesmeye başladılar. Dibimizden gelen terörü püskürtmek isteyen askerimizi Amerikan güdümlü yöneticilerin ayak bağı diplomatik ataklarına esir ettik.
Yorum (yok) | Yorum yaz! | Bağlantı
| Etiketler : biz yaptık, türkiye, seçim
Biz yaptık! Daha önce de öyle yapmıştık. Ama şimdi bizim yaptıklarımızı bir kenara bırakalım ve 2002 yılından beri en çok oya sahip kurumun belediyelerinin şehirlerdeki reklamlarına gelelim. Çünkü onların "Biz yaptık!" sloganlı reklamlarının bir anlamı var. Şöyleki; " Biz padişahız! Zenginlik bizde! Bu şehre bir sürü şey yaptık, yapıyoruz! " Dikkat ederseniz 2002'den beri çoğunluk oyla gelmiş şehir belediyelerinin reklam panolarında şu an aynı slogan var. Yani o belediyelerin yaptıkları herşey kendi ceplerinden çıkmış da başımıza kakıyorlar. Üstelik o belediyelerin halkın verdiği vergiyle aldıkları ödenekleri babalarının parasıymış gibi kullandığını sanarak getirdiğini sandığı hizmetlerden ( örnek: park, otobana şerit, araç trafiğine çözüm değil de yaya trafiğine çözüm olan metrobüs ) yararlanan biz vatandaşlar da " Adamlar doğru söylüyor, çalışıyorlar anasını satiyim! " gibisinden yorumlar yapıyoruz. İşte bu " Biz yaptık! " sloganlı densizlik abidesi reklamların sahiplerini görebilsek en başta tanımını yaptığım - yaptıklarımızın hesabını verirken hiç değilse bile bile lades olduğumuzu dünyaya anlatabilir bir halde olurduk. Yani hak ettiği gibi yönetilen biz vatandaşlar ne yerel haklarımızı ne de genel haklarımızı hak eden durumdayız. Neden mi? Çünkü BİZ YAPTIK! Ergenekon EsprileriTarih: 22:25 on 12/10/2008
Evet evet efenim. Güncel her konuya espri yapan milletimiz bu konuyu da iyi harmanlamıştır kendi tekelinde. Dalga dalga gelen operasyonlar ve flaş isimlerden sonra bir hayli heyecan yapan, çoğu Kurtlar Vadisi izleyicisi halk Ergenekon operasyonu hakkında espriye doyamıyor.
Yorum (2) | Yorum yaz! | Bağlantı
| Etiketler : ergenekon, espri, siyasi mizah, vatandaş
İşte ispatı! __________________ - La seyfi nerdesin la 3 gündür? Seni de mi Ergenekondan aldılar? * Benim alaham yok la! Hhehehe... ______ * Vay Müjdat! Seni almadılar mı? / Ne diyon lan? Heee Ergenekon mu? Her sabah saati kuruyorum 4 bucuga ama... gelen giden yok baskına... * Kanıt biriktiriyolardır lan! Telefonda Devrim, Devlet, Darbe lafı etme .. : ) / Hehehhe... _______ ** şişşt! Mısırcı işler nasıl? - Kesat be abi.. Sabahtan beri 10 lira anca. ** Beşiktaş Adliyesi'nin oraya git! Ergenekoncu yakınları oluyo genelde! iş var... - Harbi lan sağol! ... Lan bizi de almasınlar? ** Zuahaha __________________ Yazık değil mi? Olayın bu kadar komikleşmesinin ne alemi vardı ki? İnsanlar anlayamadıkları bu garip ama hükümetin sıkışması durumunda adeta kazan deliğine yapıştırılmış kara sakız görevi gören operasyonlar, herkesin tandığı ünlü isimlerin sabahın kör saatinde sürpriz bir şekilde evinden alınmasını, işin şovenizme dönüştürülmesini artık normal olarak görmeye başladı. Öyleki muhabbetin pelesengi görevini görmeye başladı bu dava. Zaten başka da bir işe yaramaz açıkçası! Not: Yahu bu yazıyı buraya yazdık. Bizi de almasınlar? : ) <- | Sonraki Sayfa -> Etiket Bulutusiyaset demokrasi özgürlük akp pkk akp demokrasi türkiye ergenekon siyaset terör ölüm biz yaptık türkiye seçim ergenekon espri siyasi mizah vatandaş mecbur molla siyasi mizah komik |
|||
![]() |